Bilişim üzerine çalışan insanların iş konusunda şanslı ve özgür olduklarını düşünüyorum. Eğer gerçekten bu işi severek yapan biriyseniz sizin için önce başarılı olmak, daha sonra bu işten paralar kazanmak pek de zor değil.
Yazılımcı ve Tasarımcıları ele alırsak ofisten bağımsız olarak freelance işler yaparak hayatlarını kazanmaları gerçekten kolay. Freelance işlerin yayınlandığı bir sistemi yazan da bizleriz sonuçta. Diğer mesleklere nazaran bu serbestlik en çok bu sektörde var. Bu açıdan her zaman söylediğim gibi şanslı olduğumu düşünüyorum bu mesleği seçtiğim için.
Ek olarak yaptığınız iş, bir çok kişi tarafından kullanılıyor oluyor. Bu da motive edici diğer bir unsur. Hangi meslekte böylesine kitlelere kolayca yaptığınız işi ulaştırabilirsiniz ki.
Tabi bu sektörün bazı kötü yönleri de yok değil. Aslında sektörü kötü yapan bazı kurum ve çalışanlar var. Bazı kurumlar çalışanlarına karşı sert bir tutum içinde. Yaptıkları işi memur mantığıyla yürüten çok ajans gördüm. Herkesin de bildiği bir şey var “Verimli Çalışma”. Tabi bazı yöneticiler bunun farkında değil. Günde 10-12 saat bir yazılımcıyı ofiste koltuğa bağlamak ondan aldığınız verimi arttırmaz aksine azaltır ve kişinin yaptığı çalışmaların başarısını etkiler. Verimli çalışma dediğimiz şey tasarımcılar için yazılımcılardan çok daha kısa. Bir diğer mevzu ise ülkemizde hala bilişim sektörü çalışanları kafalarındaki ücret beklentisini düşük tutmaları. O açıdan Avrupa ve Amerika’nın çok gerisinde olduğumuzu düşünüyorum. Hala asgari ücretten yazılımcı, tasarımcı çalıştıran firmalar var. Hal böyle olunca piyasadaki ücret beklentiside her zaman düşük kalıyor. Bunun değişmesi içinde çalışanlar ücret beklentilerini olabildiğince düşük tutuyorlar. Tabi ki ücretinizi belirleyen şey bilginiz ve performansınızdır. Yapılan diğer bir yanlış da görüştüğünüz iş ya da firmanın durumuyla ilgili ücret talep edilmesidir. Siz yapacağınız iş için bir fiyat biçmelisiniz öncelikle. Bulunduğunuz kabın şeklini alarak bir yerlere gelebilmenizi daha da zorlaştıracaksınız.
Evet ben şanslı olduğumu, olduğumuzu düşünüyorum. Umarım tüm meslektaşlarım da aynı hisleri paylaşıyorlardır benimle.
Son olarak sessiz sedasız Ozn Medya’nın yeni gözdesi Bebekbezi.com’un açıldığını da duyurmuş olayım. Yazılımı Göktuğ Öztürk hızlı bir şekilde çıkarttı. Geliştirilmeye devam ediyor. Tasarım ise yine bendenizden çıktı.
Bugün blogumla fazla ilgilenmediğimi anladım. Bazı şeyler için yeterli zamanı bulamıyorum. Daha doğrusu zaman yaratamıyorum kendime. Yapılacak çok iş, gezilecek çok yer, izlenecek çok film, dinlenecek çok şarkı, konuşulacak çok insan var. Hal böyle olunca insan bazı şeyleri arka plana atmak zorunda kalıyor.
Şu sıralar iş anlamında OZN bünyesinde yeni projeler üzerinde çalışıyorum. Evim.net hali hazırda devam eden geliştirilen bir proje konumunu koruyor elbette. Onun dışında kişisel projeler üzerindeki yoğunlumu azaltmış bulunuyorum. Bazı özel istekler üzerine fırsat bulabildikçe dışarıya işler yapmaya çalışıyorum. Aslına bakarsınız freelance günlerimi çok özlüyorum şu sıralar. Geceleri çalışmayı, sabahın o ilk gürültüsü gelmeye başladığında yatağın yolunu tutmayı ve akşama doğru uyanıp kendime zaman ayırmayı, boş boş dolaşmayı, sinemaya gitmeyi özledim. Galiba sonbahar bendeki bu duyguları açığa çıkarttı. Yazın o cıvıl cıvıl coşkusu kayboldu.
Bir şeyler yazmayı seviyorum, bir şeyler çizmeyi de. Yazmaktan kastım kod yazmak değil aslında. Öyküler, denemeler… Çizimlerden kastım da arayüz çizimleri değil parmaklarımın arasına aldığım karakalemle öylesine çizdiğim şeyler. Bu sonbaharda bol bol konser, bol bol film izlemek istiyorum. Hastalık sezonuna da girmiş bulunuyoruz. Hasta olmamak için kendimi zor tutuyorum.
ve uzun zaman sonra yazdığım bu blog yazısını bir şarkıyla bitireyim. Bu şarkıyı dinlediğimde nedense eski bir dans kulubünde kırmızı pabuçları, çiçekli elbisesiyle mutluluk dolu bir kadınla dans ediyormuşum gibi hissediyorum kendimi. Sağlıcakla kalın.
Uzun bir süredir kokulusilgi kapalıydı. İş ve özel hayattaki yoğunluklar sebebiyle bloguma ara vermek durumunda kalmıştım. Tekrar döndüm. Fırsat buldukça yazmaya devam edeceğim.
Normalde kullandığım blogu da kendim yazarım ama bu kez wordpress alemine bende dalmak istedim. Temayı kendim yapmayı planlıyorum. Bakalım ona da fırsat kalırsa yapıcam bir şeyler.
Bu geçen sürede neler oldu derseniz. Önce geçmişten başlayalım. Kişisel girişimlerle içli dışlıydım eskiden. Neydi onlar?
Nedinliyor’dan bu yana kişisel projeleri bir kenara bıraktım. Hevesim kaçmıştı açıkcası. Ama şimdilerde bana bir fikrim var diyerek gelen bir arkadaşımla ortak bir projeye girdim. Yakında onu da gerek buradan gerekse diğer bloglardan duyacağınızdan eminim.
3 yıldır ReklamStore’unda bünyesinde olduğu Ozn Medya‘da çalışıyorum. Ozn Medya‘nın son girişimi olan Evim.Net‘in tasarım ve yazılımını yapıyorum. Bu güne kadar e-ticaret alanında bir şeyler yapmamıştım. Evim.Net güzel bir başlangıç oldu. Çok dinamik bir yapı oluştu. Umarım çok daha iyi yerlere gelecektir Evim.Net.
İşte öyle sayın takipçilerim. Eğer hâla oralarda bir yerlerdeyseniz. Buradayım. Paylaşmaya hazırım.